OLAĞANÜSTÜ
HASSAS DENGE
Tiroksin molekülleri bir depo olarak kullanılır...

Tiroksin hormonunun salgılanma miktarı, önceki sayfalarda bahsettiğimiz hayranlık uyandırıcı sistemler sayesinde garanti altına alınmıştır. Ancak bütün bunların yanı sıra, herhangi bir kriz durumuna karşı kanda bulunan tiroksin miktarını sabit tutan olağanüstü bir sistem daha vardır. Tiroid bezi tarafından kana salgılanan tiroksin molekülleri, sırf bu iş için özel olarak tasarlanmış bir taşıyıcı moleküle bağlanır ve kanda bu şekilde dolaşırlar. Ve bu moleküle bağlı oldukları sürece görevlerini yapamazlar. 10 bin tiroksin molekülünden sadece 4 tanesi kanda serbest bir şekilde bulunur. Hücrelerin metabolizma hızlarını etkileyen tiroksinler de işte bu her 10.000 tiroksin molekülünden 4 tanesidir.

Serbest tiroksin molekülleri hücrelerin içine girdikçe, onların yerine taşıyıcılarından ayrılan yeni tiroksin molekülleri geçer. Böylece taşıyıcılarına bağlı olan tiroksin molekülleri bir depo olarak kullanılır ve gerekli tiroksin hep hazır halde tutulmuş olur.

Pankreas hücreleri, Şeker depolamaya başlayın emrini taşıyacak bir hormon yollar

2. Eğer pankreas hücreleri kanda gereğinden fazla şeker olduğunu belirlerlerse, bu fazla şekerin depolanmasına karar verirler. Ancak bu depolama işini kendileri yapmaz, kendilerinden çok uzakta bulunan başka hücrelere yaptırırlar.

3. Uzaktaki bu hücreler kendilerine aksi bir emir gelmediği sürece şeker depolamak istemezler. Ancak pankreas hücreleri, bu hücrelere "Şeker depolamaya başlayın" emrini taşıyacak bir hormon yollar. "İnsülin" adı verilen bu hormonun formülü, pankreas hücreleri ilk oluştukları andan itibaren DNA'larında kayıtlı bulunmaktadır.

Trilyonlarca molekül nasıl sayılır...

Hücrelere etki etmesi gereken tiroksin miktarının ne kadar hassas bir denge ile ayarlı olduğu, eğer hücrelere etki eden tiroksin miktarı artarsa veya azalırsa bunun sonucunda ne tip sakıncaların ortaya çıkacağı daha önce ele alınmıştı. İşte bu hassas miktarın içinde aynı zamanda biraz önce değindiğimiz 10.000'de 4'lük oran da vardır. Bu durumda kaçınılmaz olarak şu soruları sormak gerekir:

Peki trilyonlarca molekül nasıl sayılır ve bu moleküllerin yalnızca 10.000'de 4'lük bölümünün insan sağlığı için uygun olduğuna neye göre karar verilmiştir? Geride kalan 9996 molekülün pasif durumda beklemesi gerektiği nasıl hesaplanmıştır? Kan damarlarının içinde 4 molekülde eksilme olduğu ve diğer moleküllerin serbest bırakılmaları gerektiği nasıl anlaşılmıştır? Bu olağanüstü matematiksel hesap ve bu hesaba göre kurulmuş ve yeryüzünde gelmiş geçmiş bütün insanlarda var olan bu sistem binlerce yıldır kusursuzca nasıl işlemektedir?

Yüce Allah, her aleme hakimdir...

Şüphesiz bu örnek, Yüce Allah'ın gözle görebildiğimiz veya göremediğimiz her aleme hakim olduğunun, her şeyi sarıp kuşattığının delillerinden sadece bir tanesidir:

... (Allah,) onların nezdinde olanları sarıp-kuşatmış ve her şeyi sayı olarak da sayıp-tespit etmiştir. (Cin Suresi, 28)